Neden Anlaşamıyoruz?
Aslın da nedeni çok basit. Çünkü aslın da dinlemiyoruz...
Ben her hangi bir konu da, her hangi bir sebeple tartışıyorsam EMPATİ
ile yaklaşıyorum. Aslın da hakikat ve hak gördüğümüz bir çok konu
sadece bizim yorumumuzdur. Ve yorumlar her zaman kişiye, duruma, sonuca
ve de, zamana göre değişirler. Herhangi bir konu da çok net
yargılarınız dahi çok sert bir durumda karşınıza bir engel olarak
çıkabilir. Tamamen vicdani reddi savunan birisi öyle bir duruma ve şarta
maruz bırakılır ki. Ömrü boyunca, hatta işkencelere rağmen taviz
vermediği bu fikir bir anda onun kılıcı olur, kendi inancını keser. Bunu
bildiğim ve böyle inandığım için, ben her zaman karşı tarafın da
söylediğini kabul ederim. Sorun o benim söylediğimi asla kabul etmiyor.
Peki burada sorun nedir ve kimdedir?
Sorun
aslın da kişinin, inandığı şeyin haricinde söylenecek her söze kulağını
tıkamasıdır. Karşı tarafı asla anlamaya çalışmamasıdır. Hal böyle
olunca bir gün gelir, ben onun savunduğu şeyi, farklı bir ortamda ve
şartlarda savunabilirim. Ancak o, benim bugün savunduğum şeyi ömrü
boyunca asla savunamayacak. Hatta bu sebeple yargılanıyor olsa dahi,
yine de kulaklarını tıkayacak.